Haberler

Sivil Toplum Hareketi

Küresel Merkez Türkiye’ye Kayıyor

Son açıklanan vergi teşvik paketini yalnızca teknik bir mali düzenleme olarak değerlendirmek, içinde bulunduğumuz tarihsel kırılmayı kavrayamamak anlamına gelir. Çünkü burada söz konusu olan, klasik ekonomi politikalarının sınırlarını aşan bir yön değişimidir. Türkiye artık küresel sistemde yer arayan bir ülke değil; yer tayin etme iradesi gösteren bir aktör olarak konumlanmaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Finans Merkezi ekseninde açıkladığı vergi avantajları, yüzeyde yatırım çekme hamlesi gibi okunabilir. Ancak bu adımın gerçek anlamı, küresel sermaye akımlarının yönüne müdahale etme iddiasında saklıdır. Bu, edilgen bir ekonomik strateji değil; aktif bir sistem kurma refleksidir.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Sessiz İşgal, Zihinlerimiz Kimde?

Bir neslin eğitimi sadece ailede başlayıp okulda devam eden ve hayatın içinde tamamlanan bir süreç olmaktan çoktan çıktı. Eskiden anne-babanın verdiği terbiye, öğretmenin aktardığı bilgi ve hayatın öğrettikleri bir insanı şekillendirmeye yeterdi. Bugün ise görünmeyen ama etkisi son derece güçlü bir başka unsur var: sanal dünya.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Kıyametin Kasası

Norveç’in buzlarla kaplı ıssız bir adasında, dağın derinliklerine gömülmüş bir kapı var. O kapının ardında milyonlarca tohum saklanıyor. İnsanlığın binlerce yıllık tarım mirası. Buğday, arpa, mercimek, pirinç. Adına “Svalbard Küresel Tohum Deposu” diyorlar.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Görünmeyenlerin Gerçeği

İnsan zihni çoğu zaman gerçeği aramaz, kendisini rahatlatacak hikayeleri arar. Bu yüzden kulağımıza hoş gelen örnekleri büyütür, gerçeği anlatan sessiz çoğunluğu ise yok sayarız. Bugün etrafınıza bakın; herkes başarı hikayeleri anlatıyor. Üniversiteyi bırakıp milyarder olanlardan, sıfırdan zirveye çıkanlardan, “her şeye rağmen başaranlardan” bahsediliyor. Aynı şekilde biri çıkar, “Dedem günde bir paket sigara içerdi, 90 yaşına kadar yaşadı” der ve bu cümle bir anda sanki bir gerçeğin kanıtıymış gibi zihnimizde yer eder. Hatta daha da ileri gideriz, geçmişi kutsarız; “Eskiden her şey daha kaliteliydi” deriz. Şarkılar daha güzeldi, filmler daha anlamlıydı, eşyalar daha sağlamdı. Oysa farkında olmadan çok büyük bir zihinsel tuzağın içine düşeriz. Çünkü biz gerçeği değil, hayatta kalanları görüyoruz.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Sessiz Bir Eşik

Almanya’da askerlik çağındaki erkeklerin uzun süreli yurtdışı çıkışlarını izne bağlayan düzenleme, yüzeyde teknik bir idari tedbir gibi sunuluyor. Ancak siyaset, çoğu zaman kendisini açık beyanlarla değil, küçük ve dikkat çekmeyen düzenlemelerle ele verir.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Ramazan’ın İfşa Ettikleri

Bir Ramazan ayının daha sonuna yaklaşıyoruz. Takvim bize bu mübarek zamanın artık son haftasına girdiğimizi söylüyor. Fakat mesele yalnızca takvim değildir; mesele zamanın ruhudur. Bu yıl Ramazan’ın manevi atmosferini Avrupa kıtasında önceki yıllara kıyasla daha güçlü bir şekilde hissettiğimi ifade etmek isterim. Belki de bunun nedeni dünyanın içinden geçtiği ağır krizler çağının insan ruhunda açtığı derin boşluklardır. Küresel ölçekte artan savaşlar, ekonomik kırılganlıklar, kimlik tartışmaları ve toplumsal belirsizlikler, insanı kaçınılmaz olarak manevi bir sığınağa yöneltmektedir.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

8 Mart ve İnsanlığın Vicdanı

İnsanlık tarihi bazı günleri yalnızca takvimdeki bir tarih olarak değil, aynı zamanda bir vicdan çağrısı olarak hatırlar. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü de bu çağrılardan biridir. Bu gün, sadece kadınların eşitlik ve adalet mücadelesinin sembolü değildir. Aynı zamanda insanlığın merhamet, dayanışma ve barış ideallerinin hatırlatıldığı evrensel bir gündür. Çünkü kadınların emeği, sabrı ve direnci yalnızca aileleri değil, toplumları ve medeniyetleri ayakta tutan temel güçlerden biridir. Böylesi bir günde insanlık, savaşların gürültüsünü değil barışın sesini konuşmalıydı. Gözyaşlarını değil umudu. Korkuyu değil kardeşliği.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

A Historical Closing

History rarely forgives complacency. The international order that emerged after the great catastrophes of the twentieth century was not a historical accident. It was the result of painful lessons learned through destruction, war and the collapse of civilizations that believed themselves to be permanent. Yet every international order eventually confronts the same temptation: the belief that power can replace justice without consequences.

Devamını Oku »
Önerilerim

Gurbetçi Değiliz, Diaspora Hiç Değiliz

Ramazan ayı yalnızca bireysel arınmanın değil, toplumsal muhasebenin de zamanıdır. İftar sofraları sadece ekmeğin paylaşıldığı değil, hafızanın ve sorumluluğun da bölüşüldüğü mekanlardır. Bu vesileyle katıldığım çeşitli sivil toplum kuruluşlarının iftar programlarında dikkatimi çeken iki husus, Avrupa’daki varlığımıza dair zihinsel bir bulanıklığın hala devam ettiğini göstermektedir.

Devamını Oku »