
Devlet Hafızası Susmaz
2012 yılında Avrupa’da düzenlenen bir kongrede, davetli konuşmacı olarak yaptığım konuşma bugün dönüp bakıldığında ne duygusal bir hitap ne de dönemsel bir değerlendirmedir. O konuşma, Türkiye’nin terör, kimlik, kardeşlik ve bölgesel sorumluluklar konusundaki stratejik duruşunu erken bir tarihte kayda geçiren siyasal bir metindir. Bugün 2026’da Türkiye’ye yöneltilen “terörist devlet” söylemi karşısında bu metin, bir savunma değil; önceden yazılmış bir cevap olarak yeniden okunmalıdır.







