Haberler

Sivil Toplum Hareketi

Türk Dünyasının Yetimleri

Bugün dünya, hukukun değil, gücün konuştuğu karanlık bir eşiğe sürüklenmektedir. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı, uluslararası hukukun açık ve pervasız bir ihlalidir. Bu saldırı, yalnızca bir ülkeye değil; doğrudan doğruya küresel düzenin kalan son meşruiyet kırıntılarına yönelmiş bir meydan okumadır. Artık açıkça görülmektedir ki, uluslararası hukuk güçlüler için bir araç, zayıflar için ise bir illüzyondan ibarettir.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Dil Giderse

Bugün Avrupa’daki Türk toplumunun önündeki en büyük tehlike ekonomik değildir. Çünkü artık fabrikalarda sadece alın teri döken bir nesilden değil; doktor, mühendis, akademisyen, iş insanı ve siyasetçi yetiştiren güçlü bir toplumdan söz ediyoruz. Asıl mesele; bu yükselişin yanında milli kimliğin aynı güçle korunup korunamayacağıdır.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Suskunluk Tarihe Not Düşer, Camiler Yanarken Demokrasi Neredeydi?

Almanya yıllardır kendisini dünyaya hukuk devleti, özgürlükler ülkesi, insan haklarının kalesi olarak tanıttı. Demokrasi dersi verdi, hoşgörüyü siyasal vitrin yaptı, geçmişiyle yüzleştiğini söyledi. Peki bugün aynı Almanya’ya tek bir soru sormak gerekiyor: Bir ülkede insanlar ibadethanelerine giderken korkuyorsa, anneler çocuklarını isimlerinden dolayı tedirgin büyütüyorsa, camilerin duvarlarına nefret yazıları yazılıyorsa, kutsal mekanlara saldırılar sıradanlaşıyorsa o ülkede demokrasi gerçekten tam mıdır? Bu soruyu sorarken amacım Almanya’yı suçlamak değil. Tam tersine: Almanya’nın kendi değerlerine sahip çıkması için bir çağrı yapıyorum. Çünkü biz Müslümanlar da bu ülkenin bir parçasıyız. Ve sorun, kötü niyetli bir azınlık değil, sessiz kalan çoğunluktur.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Küresel Merkez Türkiye’ye Kayıyor

Son açıklanan vergi teşvik paketini yalnızca teknik bir mali düzenleme olarak değerlendirmek, içinde bulunduğumuz tarihsel kırılmayı kavrayamamak anlamına gelir. Çünkü burada söz konusu olan, klasik ekonomi politikalarının sınırlarını aşan bir yön değişimidir. Türkiye artık küresel sistemde yer arayan bir ülke değil; yer tayin etme iradesi gösteren bir aktör olarak konumlanmaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Finans Merkezi ekseninde açıkladığı vergi avantajları, yüzeyde yatırım çekme hamlesi gibi okunabilir. Ancak bu adımın gerçek anlamı, küresel sermaye akımlarının yönüne müdahale etme iddiasında saklıdır. Bu, edilgen bir ekonomik strateji değil; aktif bir sistem kurma refleksidir.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Sessiz İşgal, Zihinlerimiz Kimde?

Bir neslin eğitimi sadece ailede başlayıp okulda devam eden ve hayatın içinde tamamlanan bir süreç olmaktan çoktan çıktı. Eskiden anne-babanın verdiği terbiye, öğretmenin aktardığı bilgi ve hayatın öğrettikleri bir insanı şekillendirmeye yeterdi. Bugün ise görünmeyen ama etkisi son derece güçlü bir başka unsur var: sanal dünya.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Kıyametin Kasası

Norveç’in buzlarla kaplı ıssız bir adasında, dağın derinliklerine gömülmüş bir kapı var. O kapının ardında milyonlarca tohum saklanıyor. İnsanlığın binlerce yıllık tarım mirası. Buğday, arpa, mercimek, pirinç. Adına “Svalbard Küresel Tohum Deposu” diyorlar.

Devamını Oku »
Çevre ve Politika

Vom Zuschauer zum Gestalter

Während in #Deutschland ernsthaft darüber diskutiert wird, den #Flaschenpfand auf 50 Cent zu erhöhen, um soziale Probleme zu lindern, wird in #Türkiye Politik in einer völlig anderen Dimension betrieben. Ja, die Inflation ist dort höher. 2022 lag sie zeitweise bei über 80 %, aktuell bewegt sie sich, je nach Messmethode, immer noch im Bereich von rund 40 %. Aber die entscheidende Frage ist eine andere: Wie handelt ein Staat unter Druck, und welche strategische Richtung verfolgt er langfristig? Genau hier zeigt sich der Unterschied. Und es ist bezeichnend, dass selbst viele frühere Gegner diese Entwicklung inzwischen zumindest teilweise anerkennen.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Görünmeyenlerin Gerçeği

İnsan zihni çoğu zaman gerçeği aramaz, kendisini rahatlatacak hikayeleri arar. Bu yüzden kulağımıza hoş gelen örnekleri büyütür, gerçeği anlatan sessiz çoğunluğu ise yok sayarız. Bugün etrafınıza bakın; herkes başarı hikayeleri anlatıyor. Üniversiteyi bırakıp milyarder olanlardan, sıfırdan zirveye çıkanlardan, “her şeye rağmen başaranlardan” bahsediliyor. Aynı şekilde biri çıkar, “Dedem günde bir paket sigara içerdi, 90 yaşına kadar yaşadı” der ve bu cümle bir anda sanki bir gerçeğin kanıtıymış gibi zihnimizde yer eder. Hatta daha da ileri gideriz, geçmişi kutsarız; “Eskiden her şey daha kaliteliydi” deriz. Şarkılar daha güzeldi, filmler daha anlamlıydı, eşyalar daha sağlamdı. Oysa farkında olmadan çok büyük bir zihinsel tuzağın içine düşeriz. Çünkü biz gerçeği değil, hayatta kalanları görüyoruz.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Sessiz Bir Eşik

Almanya’da askerlik çağındaki erkeklerin uzun süreli yurtdışı çıkışlarını izne bağlayan düzenleme, yüzeyde teknik bir idari tedbir gibi sunuluyor. Ancak siyaset, çoğu zaman kendisini açık beyanlarla değil, küçük ve dikkat çekmeyen düzenlemelerle ele verir.

Devamını Oku »