Haberler

Çevre ve Politika

Yeni Dönemin Aktörleri

Avrupa’ya yönelik göçün üzerinden tam altmış dört yıl geçti. Bugün, 2025 yılı itibarıyla, artık dördüncü nesil Yurtdışı Türklerinden söz ediyoruz. Bu topluluk, yalnızca yaşadıkları ülkelerin ekonomik ve kültürel yapısında değil; aynı zamanda sosyal yaşam ve siyaset sahnesinde de dikkate değer bir düzeye erişmiş durumda. Ne var ki, bütün bu nitelikli ve nicelikli insan kaynağına rağmen, Yurtdışı Türklerinin anavatanla olan ilişkisi hiçbir zaman hak ettiği derinlikte ele alınmadı.

Devamını Oku »
Çevre ve Politika

Ahlâk Bozulduğunda Para Değer Kaybeder

Bir toplumun parasının değeri, o toplumun insanının doğruluğu kadar eder. Bunu bir slogan olarak değil, bir hayat gerçeği olarak kabul etmemiz gerekiyor. Çünkü ekonomi, matematikle olduğu kadar, ahlâkla da ilgilidir. Hatta çoğu zaman, ahlâkın eksik kaldığı yerde matematiğin hiçbir hükmü kalmaz.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Kural Tanımaz Çağ

Bundan sadece birkaç gün önce, Şarm el-Şeyh kentinde gerçekleştirilen tarihi bir diplomatik buluşmada, ABD, Mısır, Katar ve Türkiye’nin öncülüğünde çok sayıda ülke, Gazze’de süregelen insani felaketi durdurmak amacıyla ateşkes anlaşmasına imza attı. Anlaşma, uluslararası toplumun ortak bir irade ortaya koyduğu ender anlardan birine işaret ediyordu.

Devamını Oku »
Sivil Toplum Hareketi

Adaletin Önüne Geçen Planlar Barışı Değil İstismarı Pekiştirir

Gazze için ilan edilen 20 maddelik planı okuduğumuzda, metnin sadece çatışmayı yönetmeye yönelik kısa vadeli düzenlemeler sunduğu; uzun vadeli adalet, eşitlik ve kalıcı barış vizyonundan bariz biçimde uzaklaştığı ortaya çıkmaktadır. Bu plan, sahada yaşanan haksızlıkları görünmez kılmak, Filistin halkının temel haklarını güvence altına almak yerine güvenlik önceliklerini kutsayarak statükoyu korumaya hizmet etmektedir. Daha da kaygı verici olan, tasarının uluslararası hukuk nezdinde hesap sorulması gereken aktörleri koruma ihtimali taşımasıdır; zira suç duyuruları ve soruşturmalarla muhatap olan siyasi aktörlerin sorumluluktan kaçırılması, bir barış reçetesi değil, adaletsizliğin meşrulaştırılması anlamına gelir.

Devamını Oku »
Önerilerim

İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e

Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyılın başlarından itibaren yaşadığı dönüşüm, yalnızca siyasî yapının değil, toplumsal dokunun da köklü biçimde sarsılmasına yol açmıştır. Bu dönemde, modernleşme adı altında gerçekleştirilen birçok reform ve düzenleme, imparatorluğun asli unsurlarının beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamaktan çok, merkezî iktidarın dar bir elit kadro etrafında tahkim edilmesine hizmet etmiştir.

Devamını Oku »
Çevre ve Politika

Hukukun Amacı Özgürlüğü Değil, Adaleti Korumaktır

Seçilmiş makamları işgal edenlerin görevden uzaklaştırılması ya da tutuklanması, sadece bireysel bir ceza muhakemesi tedbiri değildir; doğrudan doğruya millet iradesine yönelmiş bir müdahaledir. Bu nedenle, böylesi bir durumda devletin refleksi yalnızca kişinin fiziki özgürlüğünü kısıtlamakla sınırlı kalamaz. Eğer ortada ağır bir suç isnadı ve bu isnadın gereği olarak verilmiş bir tutuklama kararı varsa, bu kararın anlamı kişiyi toplumla, özellikle de temsil ettiği kitleyle bağını belli ölçüde kesmek demektir. Ancak günümüzde dijital iletişim araçları, yani sosyal medya platformları, fiziki özgürlükten daha etkili bir siyasal nüfuz aracına dönüşmüş durumdadır.

Devamını Oku »
Çevre ve Politika

Veri Savaşları

Çağımızın en büyük savaşı toprak ya da enerji için değil, veri için veriliyor. Ve bu savaşta kaybedilecek her veri, aslında geleceğimizi kaybetmek demek.

Devamını Oku »
Çevre ve Politika

Umudun ve Dayanışmanın Manifestosu

Gazze… Adını her duyduğumuzda içimizde bir sızı, zihnimizde ağır bir yük bırakıyor. Çocukların gökyüzüne baktığında gördüğü şey, umut değil duman. Bir annenin evladına sarıldığında hissettiği şey, güven değil korku. Abluka, sadece bir coğrafyayı değil, bir halkın hayallerini de hapsetti.

Devamını Oku »
Çevre ve Politika

Küresel Güvenlik Paradigmasının Tehlikeli Kayması

Dünya siyasetinde son dönemde yaşanan gelişmeler, uluslararası düzenin güvenlik algısında ciddi bir kırılmaya işaret etmektedir. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Savunma Bakanlığı’nın (Department of Defense) isminin yeniden “Savaş Bakanlığı” (Department of War) olarak değiştirilmesi yönündeki çıkışı, salt sembolik bir öneri değildir. Bu söylem, küresel güvenlik politikalarında dilsel ve zihinsel bir dönüşümün işaretidir.

Devamını Oku »